#BuTopraklarınBuğdayı hep yaşasın diye www.butopraklarinbugdayi.com
#BuTopraklarınBuğdayı yarınlara aynı zenginlikle kalsın diye www.butopraklarinbugdayi.com
#BuTopraklarınBuğdayı’nı yaşatmak Anadolu’yu yaşatmaktır. Siz de destek verin. www.butopraklarinbugdayi.com
Buğday çeşitliliği, Anadolu'nun zenginliğidir. #BuTopraklarınBuğdayı'nı birlikte yaşatalım. www.butopraklarinbugdayi.com
#BuTopraklarınBuğdayı hayattır. Anadolu'da hayat tüm zenginliğiyle sürsün diye siz de destek verin www.butopraklarinbugdayi.com
2013
2014
2011
2012
2010 2009 2008

Bu toprakların mirasını korumak için Anadolu’nun Buğday Atlası.

Bugün rahatlıkla diyebiliriz ki buğdayın anavatanı Anadolu. 12 bin yıl öncesine ait insanlığın bilinen en eski yerleşim yeri Göbeklitepe, Urfa’da yapılan kazılarda yabani buğday türü tohumları bulundu. O zamandan bu yana buğday bu toprakların zenginliği, bereketi, bugünlere mirası oldu. Yarınlara bırakmak, bu topraklarda yaşatmak ise bizim görevimiz ve önceliğimiz.

Yedi yıldır süren Eti Burçak WWF-Türkiye işbirliği, bu yıl yeni bir proje ile devam ediyor: Anadolu’nun Buğday Atlası.

Anadolu’nun Buğday Atlası projesi, buğdayın atalarının ve akrabalarının biyolojik çeşitlilik ve doğal zenginlik ile ilişkisini ortaya koymayı, buğday çeşitlerinin karşı karşıya bulunduğu tehlikeleri ve alınması gereken önlemleri tespit etmeyi amaçlıyor. Bunun yanı sıra tarım politikaları, gıda güvenliği, sağlık ve gastronomi konularında buğdayın öneminin üreticiler ve tüketiciler tarafından daha iyi anlaşılmasını hedefliyor.

Haziran 2015’te başlayan araştırmaların Nisan 2016’da bitirilmesi planlanıyor. Sonuçlar bu sitede harita ve görsellerle desteklenerek açıklanacak. Aynı zamanda karar vericiler, sektör temsilcileri, üniversiteler ve araştırma kurumlarıyla paylaşılacak.

Anadolu’nun Buğday Atlası, bölge bölge, şehir şehir Anadolu buğday türlerini mercek altına alacak. Türkiye’deki tahıl türleri, flora zenginliği ve tarım politikaları konusunda uzman kişilerden oluşan ekibimiz buğdayların tüm özelliklerini Atlas’a yansıtmaya çalışacak. Benzersiz bir arşiv ve kaynak olacak bu çalışma Anadolu buğdaylarının geleceğine yön verecek.

Anadolu’nun Buğday Atlası hem bugünümüz hem de gelecek nesillerin buğdayla olan ilişkisi için hayati önem taşıyor.

Siz de takip ederek destek verin, Anadolu’nun Buğdayları sonsuza dek yaşasın

Buğdayımızı birlikte yaşatma sözü verdik.
Sözleşmeli Tarım ile çiftçilerimizin yanındayız.

Buğdayımızın tarladan bizlere, sofralarımıza gelene kadar geçirdiği zahmetli süreçte en çok emek veren hiç şüphesiz çiftçilerimiz. Anadolu buğdaylarının yarınlara kalmasında en büyük pay yine onların olacak. Bu yüzden çiftçilerimizle yakın çalışmayı, omuz omuza vermeyi çok önemsiyoruz.
Bu topraklara ait kaliteli, verimli buğdayların varlığını sürdürmesi için Eti olarak Sözleşmeli Tarım yürütüyoruz. İşinin ehli uzmanlarımızla, ziraat mühendislerimizle tohum seçiminden hasada kadar tüm ekim sürecinde çiftçilerimize destek veriyoruz. Etkili sonuçlarla bölgede buğday ekimi günden güne yayılıyor. Buğdayın yanı sıra yulaf ekimini de teşvik eden sözleşmeli tarım uygulamalarıyla çiftçilerimizin yüzü gülüyor.

Sözleşmeli Tarım çiftçilerimize ne sunuyor?
• Uygun imkânlarla tohum, ilaç, gübre desteği,
• Düşük faizli kredi olanakları, 
• Sulama projeleri, 
• Eti Ziraat mühendisleri tarafından sunulan profesyonel danışmanlık,
• Çiftçi eğitim programları,
• Lojistik desteği,
• Hasat edilen buğdayların hazır müşterisi. 

Rakamlarla Sözleşmeli Tarım:
• 2014 yılında buğday ekimi desteği ile hızlanan Sözleşmeli Tarım uygulamaları hali hazırda 2600 hektar alanda gerçekleştiriliyor.
• 12 ilçe, 16 köyde, 300'ü aşkın buğday çiftçisi ile sürdürülüyor.
• 2015 yılında 9.000-10.000 ton arasında buğday hasadının olması hedefleniyor.

Eskişehir, Bilecik ve Afyon'da ağırlıklı olarak buğday ile sürdürülen Sözleşmeli Tarım gelecekte yeni şehirlere yayılarak devam edecek. Çünkü bizim için buğdayımızı desteklemek bu topraklardan aldığımız değeri yine bu topraklara geri vermek demek.

‘İklime Uyum Seferberliği Projesi’nde
‘Örnek Kasaba’ Uygulaması
(2013-2014)

ETİ Burçak ve WWF-Türkiye, İklime Uyum Seferberliği Projesi’nin 6. yılında ‘Örnek Kasaba’ uygulamasını başlattı. Konya’da yeraltı suları bakımından halen varlıklı Oğuzeli Kasabası’nı pilot bölge seçen ETİ Burçak ve WWF-Türkiye, modern sulama yöntemi ile Oğuzeli’ndeki pilot tarlalarda yüzde 40 daha az sulama ile yüzde 25 verimlilik artışı elde etti. Türkiye’nin ‘Tahıl Ambarı’ Konya Kapalı Havzası’nda, su kaynaklarının akılcı kullanımını teşvik etmek amacıyla 2008 yılından bu yana sürdürülen ‘İklime Uyum Seferberliği Projesi’nin 6. yılında ‘Örnek Kasaba’ uygulamasını başlatan ETİ Burçak ve WWF-Türkiye, Oğuzeli Kasabası’nı tüm Konya Kapalı Havzası ve Türk tarımı için örnek bir bölge haline getirmeyi hedefledi.

Oğuzeli’nde kısa sürede 5 mısır ve ayçiçeği tarlasında damla sulama ve 1 buğday tarlasında yağmurlama sulama olmak üzere toplam 6 tarlada modern sulama tekniklerine geçen ETİ Burçak ve WWF-Türkiye, Oğuzeli’ndeki örnek tarlalarda yüzde 40 daha az sulama ile yüzde 25 verimlilik artışı elde etti. Bu amaçla Oğuzeli’nde 2013 yılı sonuna kadar yaklaşık 200 çiftçiye modern sulama konusunda teorik ve uygulamalı eğitim verildi.

İklime Uyum Seferberliği projesi
(2011-2012)

ETİ Burçak ve WWF-Türkiye işbirliği, 2011 yılında ‘İklime Uyum Seferberliği Projesi’ kapsamında, çiftçileri iklim değişikliğine uyum konusunda bilgilendirecek pilot uygulamalarla devam etti. Bu proje ile iklime uyumlu tarımsal üretimin yaygınlaştırılması ve modern sulamaya geçişin hızlandırılması amaçlandı.

Proje kapsamında çiftçiler, verilen eğitim ve destekle doğru sulama yöntemleri hakkında bilgilendirildi ve belirlenen pilot bölgelerde doğru tarım uygulamaları hayata geçirildi. Altınekin ilçesinde iki farklı pilot bölgede buğdayda, Çumra ilçesinde ise arpada yağmurlama sulama uygulaması ve Karapınar’da ayçiçeğinde damla sulama uygulaması yapıldı.

İklime Uyum Seferberliği Projesi ile gerçekleştirilen bu pilot uygulamalarda, kısa zamanda çarpıcı sonuçlar elde edildi. Su ve enerji kullanımında yüzde 47 oranında tasarruf, verimde ise yüzde 36 oranında bir artış sağlandı.

Toplam tasarrufta ise gözle görülür olumlu sonuçlara ulaşıldı. Pilot bölgelerde gerçekleştirilen doğru tarım uygulamalarıyla toplamda 10 bin 470 kWs enerji tasarrufu ve 20 bin 640 m3 su tasarrufu sağlandı. Evde kişi başına tüketilen suyun 150 litre olduğu düşünülürse bu rakamın, dört kişilik 34 bin ailenin bir günlük su tüketimine denk düştüğü görülüyor.

ETİ Burçak ve WWF-Türkiye, “İklime Uyum Seferberliği” projesinin daha fazla insana ulaşmasını sağlamak amacıyla bir internet sitesi de hazırladı.

Ziyaretçiler, www.iklimeuyumseferberligi.com.tr adresli sitede yer alan manifestoyu imzalayarak gelecek nesillerin suyunun ve toprağının korunmasına destek verdi.

İklime Uyum Seferberliği Projesi, 2012 yılında T.C. Kalkınma Bakanlığı, İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın yeşil ekonomi fikrini destekleyen, belirgin çevresel faydalar yaratan, etkin politika ve ölçütlere göre hazırlanan, ekonomik, sosyal ve çevresel anlamda olumlu etki yaratan kıstaslara göre belirlediği en iyi uygulamalardan biri seçildi. Türkiye’nin Ulusal Rio+20 Raporu’nda yer aldı. Proje, Haziran 2012’de Rio+20 Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Konferansı'nda tüm dünya için örnek oluşturacak en iyi uygulamalar arasında yer alarak Türkiye'yi temsil etme gururunu yaşadı.

ETİ Burçak ve WWF-Türkiye, “Türkiye’nin Yarınları için İklime Uyum Seferberliği”ni başlattı!
(2010)

Türkiye’nin Yarınları Projesi’nin sonuçlarından hareketle Konya Havzası’nda iklime uyum için yol haritası hazırlandı. Bu yol haritasına göre Konya Havzası’nda tarımda modern sulamaya geçiş ve ürün deseni değişikliğiyle her yıl İstanbul’un üç yıllık su ihtiyacı kadar su tasarrufu elde edilmesi mümkün.

ETİ Burçak ve WWF-Türkiye işbirliğiyle 2009 yılında gerçekleştirilen Türkiye’nin Yarınları Projesi’nin bir başka sonucu da iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini en aza indirmek amacıyla hayata geçirilen “Türkiye’nin Yarınları için İklime Uyum Seferberliği Projesi”ydi.

Proje için hazırlanan seferberlik tırı ile yola çıkan ETİ Burçak ve WWF-Türkiye, Konya Havzası’nda tarımsal üretimde değişim ve dönüşüm başlatmak üzere yaklaşık 3 bin çiftçi ve tarım sektörü temsilcisine eğitim vermeyi hedefledi. 11-17 Mayıs tarihleri arasında Konya Havzası’nı gezen seferberlik tırı ile ‘Türkiye’nin Yarınları Projesi’nin araştırma sonuçlarına dikkat çekilerek değişen iklim koşullarına uyumlu tarım yapabilmenin ve su kaynaklarımızı akılcı kullanmanın yolları aktarıldı. Beyşehir, Çumra, Ereğli, Karapınar, Altınekin olmak üzere Konya’nın 5 ilçesi ve Konya merkezde çiftçilere yönelik düzenlenen eğitimlerin yanı sıra bölgedeki ilçe tarım müdürlükleri, kaymakamlıklar ve çiftçi örgütleri ile görüşülerek harekete geçilmesi yönünde mesajlar verildi. Havzada iklim değişikliğinden doğrudan etkilenen ve etkilenecek çiftçilerin ve ilgili tarafların görüşleri, yorumları ve istekleri ilgili mercilerle paylaşıldı. Havzada topyekûn bir değişim yaratmayı amaçlayan Seferberlik TIR’ı ile ETİ Burçak ve WWF-Türkiye, çiftçileri iklim değişikliğine uyum konusunda bilgilendirirken, Konya Havzası’ndaki çiftçilerin de sesi oldu.

Türkiye’nin Yarınları Projesi’nin sonuçları kapsamında, tarımsal üretim ve su miktarı ile tarımdaki su ihtiyaçları hesaplanarak 2015-2030-2050 yılları için dört ayrı senaryo geliştirildi. Senaryolarda mevcut sulama ve ürün deseninin yanı sıra alternatif ürünlerin ekilmesi ve modern sulama tekniklerinin uygulanması halinde ihtiyaç duyulacak su miktarları belirlendi. Sonuçlara göre, Konya Havzası’nda tarımda modern sulamaya geçilmesi ve ürün deseninin değiştirilmesi halinde her yıl 2,4 milyar m3 su tasarrufu sağlanabiliyor. Bu da İstanbul’un 3 yıllık su ihtiyacına karşılık geliyor.

Türkiye'nin Yarınları Projesi
(2009)

2008 yılında ‘Konya Havzası Modern Sulama Projesi’ ile başlayan ETİ Burçak markası ve WWF-Türkiye işbirliğine, 2009 yılında dünyanın en önemli gündem maddelerinden biri haline gelen küresel iklim değişikliğinin Türkiye tarımına etkilerinin incelendiği ‘Türkiye’nin Yarınları Projesi’ ile devam edildi. Proje kapsamında; Türkiye genelinde 2015, 2030 ve 2050 yılları için iklim senaryoları geliştirildi ve Konya Kapalı Havzası ile Doğu Akdeniz Havzası için iklim değişikliğinin ürün desenine etkileri değerlendirildi. Proje sonunda, ülkenin tahıl ambarlarından olan bu havzaların iklim değişikliği nedeniyle yaşayacağı farklılıklar bilimsel veriler ve modellemeler ışığında ortaya konuldu. Ayrıca, bu yıllar için sıcaklık, yağış ve buharlaşmada meydana gelecek değişimler tespit edilerek, gelecek dönemlerde tarım sektörünün nasıl değişeceği de gözlemlenebildi.

Projenin ilk aşamasında İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), küresel iklim değişikliği ile birlikte Türkiye’nin 2015, 2030 ve 2050 yıllarındaki olası iklim senaryolarını çıkaracak bir araştırma yürüttü. İkinci aşamada ise, bu veriler ışığında Danimarka Hidrolik Enstitüsü (DHI), Türkiye geneli, Konya Kapalı Havzası ve Doğu Akdeniz Havzası özelinde araştırma yürüterek, iklim değişikliğinin mevcut tarımsal üretim faaliyetlerine etkilerini belirledi. Bunun yanı sıra iklim değişikliğinin biyolojik çeşitlilik üzerindeki etkisi de vurgulandı.

Konya Havzası Modern Sulama Projesi
(2008)

Ülkemizin tahıl ambarı ve küresel iklim değişikliği dolayısıyla kuraklıktan en çok etkilenecek bölgesi Konya Havzası’nın su kaynaklarının korunması amacıyla, ETİ Burçak ve WWF-Türkiye işbirliğinde, bir modern sulama projesi gerçekleştirdik. Bu projemizle, biyolojik çeşitlilik bakımından dünya genelinde en önemli 200 bölgeden biri olan ancak yanlış uygulamalar ve vahşi sulama yöntemleri nedeniyle su kaynakları hızla tükenen Konya Havzası’nda örnek bir proje gerçekleştirdik. Yarınlarımıza yatırım yaparak, ülkemizde modern sulama yöntemlerinin yaygınlaşması için öncü olduk. ‘Konya Havzası Modern Sulama Projesi’ kapsamında, yaklaşık 24 milyon litre su kaybı önlendi.

Tarımsal sulamanın yoğun olduğu Çumra ve Beyşehir’de, buğday ve şeker pancarı ekilen 4 pilot bölgede ‘yağmurlama’ ve ‘damla sulama’ çalışmaları hayata geçirildi.

Bu çalışmaların sonucu olarak su kullanımında yüzde 50 oranında bir azalma sağlanarak, 4 kişilik bir ailenin 110 yıllık su harcamasına karşılık gelen su tasarrufu elde edildi.

Proje dahilinde, 200 çiftçiye ve yöre halkına eğitimler verildi, modern sulama ekipmanları teşvik edildi ve sonucunda da enerjide yüzde 58, işçilikte yüzde 87 oranında tasarruf sağlanırken, verimlilikte yüzde 30’luk bir artış yaşandı. Bu da geleneksel sulama yöntemlerinden vazgeçildiği durumda daha az su ve enerjiyle daha çok verim elde edilebileceğini gösterdi.

Yağmurlama Sulamada Bir Yenilik

‘ETİ Burçak – WWF-Türkiye Konya Havzası Modern Sulama Projesi” kapsamında, yağmurlama sulama olarak bilinen ve ülkemizde bazı bölgelerde yaygın olarak kullanılan sulama sisteminde bir yeniliğe gidildi. Sulama sırasında toprağa düşen su taneciklerinin iriliği nedeniyle zamanla toprağın su geçirgenliğini azaltan ve daha fazla su tüketimine neden olan klasik yağmurlama sisteminin aksine, düşük debili yağmurlama başlıkları kullanıldı. Böylece normal yağmurlama sulama başlıklarına göre aynı miktarda suyla iki kat alan sulanabildi. Yağmurlama ve damla sulama gibi sulama yöntemleri ile verimlilik artışı sağlandığı gibi sulamanın zararlı etkileri de azaltıldı. Modern sulama yöntemleriyle yüzeyde ve yeraltı sularında nitrat, pestisit, tuz ve potansiyel toksik elementlerden oluşan kirlilik engelleniyor.

Ülkemizde, kişi başına düşen su miktarı son 20 yılda 4 binden 1.430 metreküpe düştü ve 2030’da 100 milyon nüfusla kişi başına 1.100 metreküpe düşeceği tahmin ediliyor. Ülkemizde suyun yüzde 72’si tarımda kullanılıyor ve tarımsal sulamanın yüzde 92’si de geleneksel yöntemlerle yapılıyor. Bunun sonucu olarak da suyun yüzde 50’den fazlası yanlış ve ilkel sulama yöntemleriyle daha tarlada ürüne ulaşmadan yok oluyor.